Açıklama
Neden Van Gogh?
Toplumun çizdiği sınırların dışına taşan, içsel sancılarını bir görme biçimine dönüştüren ve sanatı bir varoluş meselesine çeviren bir ressamla bir gün geçirmeye ne dersiniz?
Tarih: 23 Temmuz Perşembe
Saat: 20.00-22.00
Mekan: Narmanlı Apartmanı, Can Alkor Kütüphanesi
Kontenjan: 18 kişi
Vincent van Gogh (1853-1890) yalnızca on yıl resim yaptı; bu kısacık sürede dünyanın görme biçimini değiştirdi. Yıldızlı Gece’nin döne döne akan gökyüzünü, ayçiçeklerinin sarısını, sandalyelerin ve buğday tarlalarının tuhaf canlılığını sanat tarihine kazıdı. Renk onun için bir duygu diliydi; fırça darbesi ise neredeyse bir nabız. Bu atölyede Van Gogh’u kronolojik bir biyografinin ötesinde tanıyacağız — Hollanda’nın karanlık köy resimlerinden Paris’in ışığına, oradan da Güney Fransa’nın baş döndüren güneşine uzanan bir yolculukta, her dönemin arkasındaki kişisel ve tarihsel kırılmaları birlikte keşfedeceğiz.
Ama Van Gogh’un dehası kadar konuşacağımız bir başka kahraman daha var: Jo van Gogh-Bonger. Vincent ve kardeşi Theo arka arkaya ölünce, geriye yüzlerce tablo, bir bavul dolusu mektup ve henüz kimsenin değer vermediği bir miras kaldı. Bugün Van Gogh’u tanıyorsak, büyük ölçüde Jo’nun inadı sayesinde tanıyoruz. Dersimizde Jo’nun stratejisine de büyük bir yer ayıracağız.
Hollanda’nın bu sanatçıyı nasıl sahiplendiğine bakacağız: hayattayken yurdunda neredeyse görünmez olan Van Gogh, bugün Amsterdam’daki Van Gogh Müzesi’nde — ailenin koleksiyonu üzerine kurulan, dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinden biri — adeta bir ulusal gurura dönüşmüş durumda. Ardından güneye, Arles’a ineceğiz; Van Gogh’un en verimli ve en sancılı aylarını geçirdiği o kasabaya. Ve hikâyeyi bugüne bağlayacağız: Frank Gehry’nin Arles’ta tasarladığı, Yıldızlı Gece’den ve Provence göğünün ışığından ilham alan LUMA Arles kulesiyle. Van Gogh’un bir asır önce tuvale geçirmeye çalıştığı o titreşen ışık, bugün bir mimarinin yüzeyinde yeniden parlıyor.
Duygu Barlas
Duygu Barlas, eğitmen, küratör ve sanat danışmanı olarak Narmanlı Sanat çatısı altında projeler geliştirmektedir. Tarihi Narmanlı Apartmanı’nda kurmuş olduğu Narmanlı Sanat, 7.000’den fazla katılımcıya ulaşarak seminer, atölye ve gezileriyle bireyleri sanatla buluşturan bağımsız bir kültür platformudur.
Sanat tarihi, edebiyat, sinema, felsefe ve kent belleği alanlarında eğitimler tasarlayan kurum, Bilge Alkor Koleksiyon Evi ve Can Alkor Kitaplığı ile birlikte faaliyet göstermektedir. Duygu Barlas, ayrıca Hollanda ve Japonya Başkonsolosluklarının desteklediği “Yazıhane” projesiyle sanatın eleştirel ve erişilebilir biçimde tartışılmasını sağlayan eğitim modülleri tasarlamıştır.
Sanatın evrenselliğini daha geniş kitlelere taşımak, bireylerde yeni bakış açıları geliştirmek ve entelektüel bir yolculuğa zemin hazırlamak, hem Duygu Barlas’ın hem de Narmanlı Sanat’ın temel hedefidir. Bu doğrultuda 2025 senesinde Duygu Barlas adı altında açmış olduğu Youtube kanalı aracılığıyla sanatı dijital alanda ulaşılır kılmayı ve geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlamaktadır.
