Eğitim: Duygu Barlas ile Sanatın Yolculuğu: Saraydan Sokağa Rokoko’dan İzlenimciliğe

4.500,008.500,00 *KDV dahil

Temizle

Açıklama

18. ve 19. yüzyıl, sanatın yalnızca biçim değiştirdiği değil; yer değiştirdiği bir dönemdir. Sarayların kapalı, seçkin dünyasından çıkarak sokağa, gündelik hayata ve modern bireyin bakışına doğru açılır. Bu atölye, tam da bu dönüşümün izini sürüyor.

Eğitmen: Duygu Barlas
Ortam: Yüz yüze veya Online / Zoom
Tarih: 28 Ocak, 4 – 11 – 18 Şubat (Çarşamba)
Saat: 11.00–13.00 yüz yüze & online veya 20.00–22.00 online
Adres: Maçka Caddesi, Teşvikiye Mahallesi, Narmanlı Apartmanı, No: 24, Kat: 2 Şişli / İstanbul

*Dersleri kaçıranlar için kayıtlar süreli olarak paylaşılacaktır.

Rokoko’nun aristokrat dünyasındaki zarafet ve kaçış duygusundan, Aydınlanma’nın akılcı ve disiplinli Neoklasisizm’ine; Romantizm’in tutkuyla yoğrulmuş isyanından, Realizm’in sert yüzleşmelerine ve modern bakışın eşiği olan İzlenimcilik’e uzanan bu yolculukta, sanatın neye baktığını ve neden bakmayı seçtiğini birlikte düşüneceğiz.

Bu programda katılımcılar yalnızca üslup ve sanatçıları değil; beğeni kavramının doğuşunu, sanatın ideolojiyle, toplumsal dönüşümlerle ve teknolojik gelişmelerle kurduğu ilişkiyi de ele alma fırsatı bulacak. Fotoğrafın icadıyla birlikte değişen gerçeklik algısı, ışığın ve anın sanata girişi ve modern öznenin doğuşu bu serinin ana eksenlerini oluşturuyor.

Saray resimlerinden devrim sahnelerine, işçi bedenlerinden Paris bulvarlarına, atölyeden sokağa uzanan bu anlatı; modern sanatın zihinsel ve görsel altyapısını anlamak isteyen herkes için güçlü bir temel sunuyor.

Bu 4 Haftalık Dönemde:

  1. Hafta — Zarafetin Maskesi: Rokoko’dan Akla Kaçış
    Versailles Sarayı etrafında XIV. Louis’nin kurduğu mutlak iktidar düzeni ve bu düzeni estetik bir norma dönüştüren Académie Royale / Beaux-Arts anlayışı, sanatı saray merkezli bir beğeni rejimi hâline getirecek. Rokoko, bu disiplinli ihtişamın içinden doğan, hafiflik ve kaçışla örülü bir üslup olarak şekillenecek. Watteau, Boucher ve Fragonard gibi sanatçılar üzerinden haz, oyun, erotizm ve doğanın dekoratif bir unsur hâline gelişini inceleyeceğiz. Beğeni (taste / goût) kavramının doğuşunu, sanatın politik ve toplumsal gerçeklikten nasıl bilinçli biçimde uzaklaştığını ve Fransız Devrimi öncesinde bu estetik kaçışın ne anlama geldiğini tartışacağız.
  2. Hafta — Akıl Sahneye Çıkıyor: Neoklasisizm ve Erdemin Estetiği
    Aydınlanma düşüncesi ve Fransız Devrimi ile birlikte sanatın yeniden disiplin altına alındığı Neoklasisizm dönemine odaklanacağız. Jacques-Louis David, Ingres ve Canova üzerinden antik Yunan ve Roma’nın ahlaki bir model olarak nasıl yeniden yorumlandığını ele alacağız. İdeal beden, net çizgi ve düzenli kompozisyonun sanatla ideoloji arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğunu inceleyeceğiz.
  3. Hafta — Tutku, İsyan ve Gerçek: Romantizm’den Realizm’e
    Romantizm’in akla karşı duyguyu, düzene karşı bireyi savunan yaklaşımını Delacroix, Goya, Turner ve Friedrich üzerinden değerlendireceğiz. Ardından Realizm ile birlikte sanatın ideali terk ederek emeğe, yoksulluğa ve gündelik hayata yönelişini Courbet, Millet ve Daumier aracılığıyla ele alacağız. Sanatın bu dönemde nasıl bir yüzleşme alanına dönüştüğünü tartışacağız.
  4. Hafta — Gözün Devrimi: Fotoğraf, An ve İzlenim
    Fotoğrafın icadıyla birlikte sanatın gerçeklikle kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini inceleyeceğiz. Daguerre ve Nadar ile başlayan bu dönüşümü; Monet, Degas ve Renoir’nin ışık ve an odaklı resimleri üzerinden İzlenimcilik’te takip edeceğiz. Cézanne, Van Gogh ve Gauguin ile birlikte algının, iç dünyanın ve öznel bakışın sanatta nasıl merkezî hâle geldiğini ele alarak modern sanatın eşiğine ulaşacağız.

Duygu Barlas

Duygu Barlas, eğitmen, küratör ve sanat danışmanı olarak Narmanlı Sanat çatısı altında projeler geliştirmektedir. Tarihi Narmanlı Apartmanı’nda kurmuş olduğu Narmanlı Sanat, 7.000’den fazla katılımcıya ulaşarak seminer, atölye ve gezileriyle bireyleri sanatla buluşturan bağımsız bir kültür platformudur. 

Sanat tarihi, edebiyat, sinema, felsefe ve kent belleği alanlarında eğitimler tasarlayan kurum, Bilge Alkor Koleksiyon Evi ve Can Alkor Kitaplığı ile birlikte faaliyet göstermektedir. Duygu Barlas, ayrıca Hollanda ve Japonya Başkonsolosluklarının desteklediği “Yazıhane” projesiyle sanatın eleştirel ve erişilebilir biçimde tartışılmasını sağlayan eğitim modülleri tasarlamıştır. 

Sanatın evrenselliğini daha geniş kitlelere taşımak, bireylerde yeni bakış açıları geliştirmek ve entelektüel bir yolculuğa zemin hazırlamak, hem Duygu Barlas’ın hem de Narmanlı Sanat’ın temel hedefidir. Bu doğrultuda 2025 senesinde Duygu Barlas adı altında açmış olduğu Youtube kanalı aracılığıyla sanatı dijital alanda ulaşılır kılmayı ve geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlamaktadır.



Ek bilgi

Saat

11.00-13.00, 20.00-22.00

Ortam

Yüz Yüze, Online